İçeriğe geç

Eğer şimdiye kadar bu yapılabilseydi mesela Türkiye için uzun yıllardan beri ciddi bir problem olarak varlığını devam ettiren terör problemi çoktan halledilmiş olurdu. Güç ve kuvvet kullanarak insanları bastırmaya ve ezmeye çalışmak yerine, şayet iyi yetişmiş adliye ve mülkiye amirleri ve memurları hatta emniyet teşkilatı, askerî personel, ilâhiyat ve Diyanet camiası problem olan bölgelere gönderilse ve onlar da sevgi, saygı ve hoşgörüyle o toplumu kucaklayabilselerdi şimdiye kadar çoktan Doğu ve Güneydoğu bölgeleri Türkiye için problem olmaktan çıkmış olurdu.

Her ne kadar devlet yetkilileri bu türlü tavsiyelere kulak tıkamış, böyle bir çalışma başlatmamış ve ısrarla kaba kuvvetten medet ummaya devam etmiş olsalar da; bir dönem Hizmet gönüllülerinin buralarda kestikleri kurbanları dağıtma, muhtaçlara el uzatma, açılan okullarla ve etüt merkezleriyle genç nesillere sahip çıkmaya çalışma gibi bir kısım hayır ve eğitim faaliyetlerinin çok güzel semereleri olmuştur. Eğer yapılan bu güzel hizmetlere bir kısım zalim ve mütecavizler tarafından engel olunmasaydı, belki de uzun yıllardır birbirinden ayrı düşmüş/düşürülmüş insanlar arasında ciddi bir kaynaşma olacak, ülkenin birlik ve bütünlüğünün sağlanması adına çok önemli adımlar atılmış olacaktı.

Demek istediğim şu ki devlet yetkilileri veya toplumun farklı kesimleri ne düşünürse düşünsün ve ne yaparsa yapsın, kendilerini ıslaha adamış Hizmet gönüllülerinin, çıktıkları yolda yürümeye devam etmeleri gerekir. Onlar, sulh, hoşgörü, uzlaşı ve diyalog gibi insanî ve evrensel değerleri toplumda ve hatta bütün dünyada hâkim hâle getirme adına ellerinden geleni yapmalı ve bütün meşru yolları kullanmalıdırlar.

60