Bu itibarladır ki, irşat vazifesi yapmak isteyenlerin İslâmî ilimlerde donanımlı hâle gelmeleri, Usûlüddin’i ve Usûl-i Fıkh’ı iyi bilmeleri son derece önemlidir. Yoksa onlar, insanları irşat edeceğiz ve doğru yola çağıracağız diye yola çıksalar da, hiç farkına varmadan kendileri yanlışlara düşmekle kalmaz, arkalarındakileri de yanlıştan yanlışa sürükler dururlar.
Niyazî-i Mısrî’nin bir sözünü hatırlatarak konuyu noktalamış olalım:
29 Bediüzzaman, Sözler s.33 (Yedinci Söz).
30 Mâide sûresi, 5/1.
31 Enbiyâ sûresi, 21/23.
32 Bkz.: Âl-i İmrân sûresi, 3/28; Nisâ sûresi, 4/144; Mâide sûresi, 5/51.
33 Bkz.: Âl-i İmrân sûresi, 3/113.
34 Bkz.: A’râf sûresi, 7/159.
35 Bkz.: Mâide sûresi, 5/83.
36 Mümtahine sûresi, 60/8.
37 Buhârî, husûmât 1, enbiyâ 31, rikâk 43, tevhîd 31; Müslim, fezâil 157.