Bununla birlikte –soruda da ifade edildiği üzere– hadislerde Allah’ın “gayreti” üzerinde durulmuştur. Dolayısıyla onun, önemli bir hulûk-ı rabbanî olduğu anlaşılmaktadır. Mesela Ebû Hüreyre’nin rivayet etmiş olduğu bir hadis-i şerifte Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur: إِنَّ اللّٰهَ يَغَارُ وَإِنَّ الْمُؤْمِنَ يَغَارُ وَغَيْرَةُ اللّٰهِ أَنْ يَأْتِيَ الْمُؤْمِنُ مَا حَرَّمَ عَلَيْهِ“Allah gayret tecellisinde bulunur, mü’min de gayûr davranır; Allah’ın gayreti, kulun işleyeceği haramlara karşıdır.”134 Konuyla ilgili diğer bir hadis ise şu şekildedir: مَا أَحَدٌ أَغْيَرُ مِنَ اللّٰهِ وَمِنْ غَيْرَتِه حَرَّمَ الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ“Allah’tan daha gayûru yoktur; bu gayretindendir ki O, açık-kapalı fuhşiyatı haram kılmıştır.”135
Yine konuyla alâkalı olarak, bir gün Sa’d İbn Ubade’nin aile mahremiyetinin korunmasıyla ilgili söylediği bir söz üzerine Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: أَتَعْجَبُونَ مِنْ غَيْرَةِ سَعْدٍ لَأَنَا أَغْيَرُ مِنْهُ وَاللّٰهُ أَغْيَرُ مِنِّي “Sa’d’ın gayretine mi hayret ediyorsunuz? Ben Sa’d’dan daha gayûrum, Allah da benden.”136
Allah insanları selim bir fıtratta yaratmıştır. Onlar için bir kısım yasaklar koymuş ve günaha girmeden iffetli ve temiz bir şekilde yaşamanın yollarını göstermiştir. Eğer insanlar, bir kısım yaramaz çocukların üstünü başını kirletmesi gibi, Allah’ın koymuş olduğu sınırlara riayet etmez ve günahlara girmek suretiyle doğuştan gelen temiz fıtratlarını bozar, kalb ve vicdanlarını kirletirlerse bu durum Allah’ın gayretine dokunacaktır.