İçeriğe geç

İzzet, azamet ve fevkalâde ululuk zuhuru sayılan celâlî tecellî, “hüviyet-i mutlaka” unvanıyla da yâd edilmektedir. Zât-ı Ulûhiyet’in hâssa-i lâzimesi kabul edilen böyle bir azamet ve ululuğu hatırlatma sadedinde, ism-i Zât olan “Allah” kelime-i mübarekesine hep “lafza-i celâl” ve Hazreti Zât-ı Ulûhiyet’e de “Zülcelâl” denegelmiştir. Farklı bir yaklaşımla, Cenâb-ı Hakk’ın herkese ve her şeye, o şeyin istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde, aynı zamanda seviye ve ihtiyaçları nisbetinde lütuf, ihsan ve ikramla taltifine cemalî tecellî dendiği gibi, O’nun esmâ ve sıfatlarının aşkın ve ihata edilmez şekilde gâlibane, kâhirane, hâkimane zuhurlarına da celâlî tecellî denmiştir.

96