İçeriğe geç

Hata yapmama veya onu asgariye indirmenin en önemli vesilelerinden biri de, istişare ve başkalarının düşüncesine değer atfetmektir. “Ben bana yeterim; insanlar çevremde toplanabilirler.” şeklindeki düşünceler, hem kendimize, hem de çevremize zarar veren düşüncelerdir. Ayrıca, bizim yıllarca en güzel sözlerle anlatmaya çalıştığımız şeyleri, bakarsınız ehil olan bir arkadaşımız bir sözle anlatıverir.

Bundan başka, irşad insanları kimseden bir şey beklememeli; hizmette önde, ücrette sonda olmalı, ev-bark düşünmeden “Bana bir kefen yeter.” demeli; son derece kanaatkâr, son derece cömert olmalı ve hele kat’iyen makam, mansıp peşinde koşmamalıdırlar. Ücret istememe,18 hatta talepsiz gelenden dahi kaçma, insanlardan gelecek iyiliklere karşı müstağni olma ve minnet altına girmeme, peygamber mesleğinin gereklerindendir.

Nasılsak öyle kalmak, dünyanın değiştiriciliğine karşı koymak, maddî kayıtlardan âzâde ve sonuna kadar hasbî kalabilmek de aynı derecede mühimdir. Ehl-i dünyanın “cerci, çıkarcı” ithamlarını fiilen tekzip etme yolunda icabında kût-u lâyemût ile yetinip, evsiz barksız yaşamak, gariplerden bir garip olarak buradan çekip gitmek, -ülke hizmetine ehil bir tâlibin bulunmadığı yerde Hz. Yusuf gibi tâlip olmanın dışında19– beş-on insana hak ve hakikati anlatmayı dünyevî-uhrevî bütün mansıp ve pâyelere tercih etmek, eğer varlık sahibiysek, bunu da civanmertçe ve tıpkı Nebiler Sultanı ve O’nun has yârânları Hz. Ebû Bekir, Hz. Osman, Hz. Hatice gibi, kalb ve kafası doyurulmamış nesli ihya yolunda harcayıp, yapılan her şeyi unutmak da, bu vazifenin aslî gereklerindendir.

22. Şefkat, merhamet, muhabbet ve müsamahada hep önde bulunulmalıdır

208