İçeriğe geç

ve fikir hayatında geri kalmışsanız içten ve dıştan kuşatılırsınız. Kendinizi hür zannetseniz de vesayet altına alınır ve katmerli bir esaret hayatı yaşamaya mecbur bırakılırsınız. Ne kendiniz serbest hareket edebilirsiniz ne ailenizle arzu ettiğiniz hayatı yaşayabilirsiniz ne de çoluk çocuğunuzu istediğiniz gibi yetiştirebilirsiniz. Üst üste gelecek sıkıntı ve felaketlerin önünü de alamazsınız. Maruz kaldığınız bunca olumsuzluktan ötürü başkalarını suçlayacağınıza dönüp kendinize bakmalı, ne tür ihmal ve hatalarınızın bunları netice verdiğini düşünmelisiniz.Günümüz İslam dünyasının genel tablosuna baktığımızda durum içimizi kanatıyor. Karışıklıklar, çatışmalar, savaşlar bitmiyor. Her yerde fakirlik, geri kalmışlık. Çoğu ülkenin başına bir diktatör veya oligarşik bir yapı musallat olmuş, halkını ezebildiği kadar eziyor. Müslümanlar içten ve dıştan gelen baskılar altında inim inim inliyor. Birilerini suçlamadan önce burada sorulması gerekli olan soru şudur: Acaba maruz kaldığımız bunca fezâyih (rezillikler) ve fecâyi (belalar) bizim hangi eksik ve ihmallerimizin, hata ve günahlarımızın cezasıdır? Ne yazık ki biz oyunu kurallarına göre oynayamadık. Üzerimize düşen vazifeleri yapamadık. Tembellik ettik. Dolayısıyla da tekvinî emirler açısından bir kısım mahrumiyet ve sıkıntılara maruz kaldık.İnsan hadiselere bu gözle bakıp sürekli kendini gözden geçirir ve problemlerin kendinden kaynaklandığını düşünürse hâlinden şikâyet etmez, kaderi tenkit etmez, başkalarını suçlamaz. Bunun yerine tevbe ve istiğfara yönelir ki bu, onun için keffaretü’z-zünûba yani günahlarının bağışlanmasına vesile olur. Diğer yandan da girdiği yanlış yoldan geri döner, hatalarını telafi etmeye çalışır. İşte bu durumda bela ve musibetler vazifesini yapmış olur, kişinin uyanmasını ve kendine gelmesini sağlar. Dolayısıyla da musibetlerdeki vech-i rahmet (rahmet yönü) ortaya çıkar. Zahirî yüzleri itibarıyla şer görülen hadiselerin hayra bakan yüzü görünür. Âyetin ifadesiyle, “Elbette bunda, içinde bir kalb taşıyan veya zihnini derleyip toplayarak can kulağıyla dinleyen

187