mülahazasından uzak durmalıdır. Nefsini, insanlar içinde sıradan bir insan olmaya razı etmelidir. Sahip olduğu aşk u şevki Cenab-ı Hakk’ın, sa’y ve gayreti karşılığında lütfettiği en büyük mükâfat ve armağan olarak görmeli, bunu şükür ile taçlandırmalı ve bunların ötesinde başka payelere talip olmamalıdır.İnsan gurur ve kibrin her çeşidine karşı kapıları ardına kadar kapatmak istiyorsa takdir edilmeyi dahi şirk saymalıdır. Allah’tan gelen inayet ve lütufların kendi sırtına yüklenmesinden tiksinti duymalıdır. Kendisine yönelen övgüleri hakaret gibi görmelidir. Kibir, gurur, ucb ve riya gibi kalbî hastalıklara karşı kapıları ardına kadar kapamanın yolu buradan geçer. İnsan bunlara kapılarını kapatmazsa cennetin kapıları kendisine açılmaz. Cennet yolunda yürüdüğünü zannetse, camiden ayrılmasa, ibadetlerini terk etmese dahi kibir ve egoizmden sıyrılamamışsa Hak ve hakikate giden yollar kendisine kapanır. Bu da onun, hafizanallah, su-i akıbeti olur. Rahmeti Sonsuz, bizleri bu gibi kötü akıbetlerden muhafaza buyursun.