İçeriğe geç

şey, maalesef İslam’ın ruhunu öldürdü. Meseleyi lafazanlığa, demagojiye bağladı. Bu açıdan İslam dünyasının da topyekûn insanlığın da karşı karşıya olduğu problemlerin çözümünün kıvama vabeste olduğu çok iyi bilinmelidir. İstenen kıvamı yakalamak, kalb ve ruh hayatının yaşanmasına, İslami ilimlerin tedrisine ve tekvinî emirlerin de mütalaasına bağlıdır. Hz. Pîr’in yaklaşımıyla, vicdanın ziyası ulum-u diniye (din ilimleri), aklın nuru da fünûn-u medeniyedir (fen bilimleri). Bu ikisinin bir araya gelmesinden hakikat tecelli eder.129 Bu zamanın adanmışları, uzun asırlardır birbirinden ayrılmış bu hakikatleri yeniden bir araya getirmeye azami gayret etmeli, bunu en büyük sorumluluk olarak görmelilerdir. İşte o zaman cihanın problemlerini çözme yoluna girilmiştir denebilir.

244