sohbetlerimize, yolculuklarımıza kadar bütün aktivitelerimizin arasında okumaya, dinlemeye, düşünmeye, müzakereye yer ayırmalıyız. Dinleyerek, izleyerek, okuyarak, müzakere ederek canlı ve diri kalmaya bakmalıyız. Kullukta derinleşme ve ilmen, zihnen, kalben enginleşme her zaman en önemli hedefimiz olmalıdır. Bulunduğumuz her yeri bir mescit ve medrese hâline getirmeliyiz. Ayakta durabiliyor ve yaptığımız işlerde muvaffak oluyorsak bunun Allah’a teveccüh sayesinde olduğunu bilmeliyiz. Bu konuda bir kusur yaşandığında göklerin başımıza yıkılacağından, yerin yarılıp bizi içine alacağından korkmalıyız. Allah yolunda yapılan her hizmet, açılan her kurum önemlidir ama Allah’la irtibatı güçlü tutmanın, bin tane üniversite açmaktan, dünyayı idare etmekten daha önemli olduğunu unutmamalıyız.