tohumun rüşeym hâlinde topraktan çıkmasında, burada göremediğimiz daha başka sebepler de rol oynamaktadır. Biz toprağı, suyu, güneşin şualarını görsek de tohumun kuvve-i inbatiyesine (büyüme gücü) şahit olamıyoruz. Hatta sebepler dünyasında yer almasına rağmen tohumun büyümesinde etkili olan havayı bile göremiyoruz. Aynen bunun gibi insan ve toplum hayatında cereyan eden hadiselerin de fizik âlemine ait yönlerinin yanı sıra fizik ötesi âleme ait yönleri de bulunmaktadır. Mesela bazı güzel neticelerin hâsıl olması adına, azim, kararlılık, temadi duygusuna bağlı kalma, ihlas, samimiyet, vefa, dik durma, yüce bir gaye-i hayale bağlı hareket etme, Cenab-ı Hakk’ın irade ve meşietine saygılı olma gibi şeyler öyle manevi sebeplerdir ki belki bunların her birinin maddi sebeplerin ötesinde müessiriyeti vardır. Mesela Cenab-ı Hakk’ın, çocukluğundan itibaren hep güzel düşüncelerle oturup kalkan ve çok büyük hülyalar peşinde koşan bir insanın bu düşünce ve hülyalarını, mevsimi gelince nasıl fiilî bir iş hâlinde kabul buyuracağını ve onun önünü açarak ona tahayyül ettiği şeyleri gerçekleştirme adına nasıl imkânlar lütfedeceğini bilemeyiz.Bunun tersi de mümkündür. Yani kötü duygular, bulanık niyetler, içten hesaplı hareketler, haset ve kıskançlıklar menfi bir kısım neticelerin ortaya çıkması adına önemli birer sebeptir. Mesela hasetle alakalı Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi
ve sellem) bir hadis-i şeriflerinde, ُ إَّيَاُكُْمْ َوَ اْلَْحَسَ َدَ َفَِإَِّنَ اْلَْحََسَ َدَ َيَْأُْكُُل
“ اْلَْحََسَ َنَاِتِ َكََمَا َتَْأُْكُُلُ الَّنّاُرُ اْلَْحََطَبَHaset e mekten sakının! Zira ate�tşin odunu yiyip bitirdiği gibi haset de iyilikleri yer bitirir.”20 buyurmak suretiyle hasedin yapılan güzel amelleri nasıl zayi ettiğine dikkatleri çeker. Demek ki içteki çekememezlik duygusu öyle bir Allah belasıdır ki sizin yapmış olduğunuz güzel amelleri yiyip bitirir. Mesela birisi sırf kıskançlıktan ve çekememezlikten dolayı sevmediği insanların hizmetlerini engellemek için bir tepki
Dipnotlar
- Ebû Dâvûd, edeb 44; İbn Mâce, zühd 22.