bu türlü fürûata ait meseleleri imanın rükünleri yanında saymak suretiyle çok korkunç ihtilaflara sebebiyet vermişlerdir.Alevilik, Hazreti Ali’yi sevmekse, Ehl-i Beyt’e bağlılıksa biz hepimiz alevi sayılırız. Tasavvuf kitaplarımız, edebiyat dünyamız da buna şahittir. Bunlar alınıp tetkik edildiğinde her birinin baştan aşağıya Ehl-i Beyt muhabbetiyle dolu olduğu görülecektir. Meseleyi sadece fürûata ait yönüyle ele alırken usule müteallik meseleleri görmezden gelmek doğru değildir. Daha önce de farklı münasebetler dolayısıyla arz ettiğim gibi yetiştiğim aile ortamı itibarıyla hep Hazreti Ali sevgisiyle büyüdüm. Kahraman denilince aklıma ilk o geliyordu. Şuuraltı müktesebatım buysa benim, bir Ali delisi olmam da muhakkaktır. Ruhuma, korteksime Hazreti Ali sevgisi öyle oturmuş ki uzun bir süre ben Hazreti Ali’yi diğer halifelerle aynı safa koymada, bu konuda dengeyi yakalamada çok zorlandığımı ifade etmek isterim.
En Paslı Kilitleri Açan Sevgi Anahtarları
Bugün yapılması gerekenlere gelince; geçmişte yaşanan bütün bu hadiselere rağmen bize düşen vazife Alevi, Nasturi, Süryani vs. demeden herkese el uzatmak, iyilik yapmak ve böylece iç ve dış karanlık odakların kullanabilecekleri menfi argümanları tesirsiz hâle getirmektir. Daha önce Türkiye’nin doğu bölgesindeki problemlerin çözümüyle ilgili şunları söylemiştik: Milletimizin ruhunda ve tabiatında bulunan civanmertliği bir kere daha sergileme imkânı sunmalı ve bunu sürekli bir format değişikliğiyle devamlı hâle getirmelidir. Mesela mübarek geceler iyi değerlendirilerek o bölgede değişik aktiviteler yapılabilir. Eğer siz bir yerdeki camide bir geceyi ihya etmekle onların gecesine nur serpiyor, karanlığı aydınlatıyorsanız müşterek bir nokta bulma, gönüllere girme adına önemli bir faaliyette bulunuyorsunuz demektir. Bunun yanında basiretli valiler, emniyet müdürleri, doktorlar, diyanet görevlileri oralara gönderilir ve onlar da toplumun yaralarını sarma adına gayret gösterirlerse bütün komplolar zamanla