İçeriğe geç

Evet, Üstad Hazretleri’nin On Yedinci Söz’de dediği gibi “Yalnız Bir’i bil, yalnız Bir’i gör, yalnız Bir’i tanı.”9 düşüncesi bizim bütün davranışlarımızın esası olmalıdır. Yani insanlarla oturup kalkma, onları sevme veya nefret etme… sadece O’ndan ötürü bulunmalıdır. Bu açıdan şimdilerde içte ve dışta çok ses getiren eğitim, kültür faaliyetleri, milletimiz ve hatta topyekün insanlık adına yapılan hizmetler bizim nazarımızda bir hiç olmalıdır. Zaten “O’nu bulan neyi kaybetmiş ve O’nu kaybeden neyi bulmuştur ki?”10 demiyor mu Ataullah İskenderî. O hâlde boşa olta atmamalı, boşa zıpkın salmamalı. Her şeyde sadece O’nun rızası gözetilerek hareket edilmeli ve Allah’a talip olmanın ötesinde bütün düşüncelere elden geldiğince kapalı kalınmalıdır.

Her zaman çevremizde açılıp kapanan çiçeklere bakıp bayılıyorum ben. Çünkü onlar sürekli güneşi takip ediyorlar. Açılıp kapanmalarını ona göre ayarlıyorlar. İşte onların bu hâlleri, kulluk dersi adına bana çok önemli geliyor. O’nun rızasının olduğu yerlerde var, aksi takdirde yok. Ne kadar güzel! İşte bizim varlığımızın en anlamlı buudu da bu; Rabbimiz’le olan irtibatımızı kavî tutup gerisine karışmama.

Öte yandan Rabbimiz’in şu icraatına bakın ki, boyumuza-posumuza bakmadan, gerçek kadr ü kıymetimizi nazara almadan tenezzülen konuşmalarını bizim anlayabileceğimiz seviyede yapmış ve yapıyor.. ve yine tenezzülen,

“Sığmam dedi Hak arz u semaya,
Kenzen bilindi dil madeninden.”11
10