İçeriğe geç

Doğrusu, çeşit çeşit yokluklar kıskacında ve gerçek insan nedretiyle kıvrandığımız bu karanlık dönem, gelecekte hep tedai ettirdiği ürpertilerle hatırlanacak ve tarihimizin kara günleri olarak anılacaktır.. olması gerekli olan şeylere hasret içinde, olmaması lâzım gelen çarpık düşünce, çarpık anlayış ve çarpık davranışların ağında inleyip durduğumuz tarihin bu kapkara günleri… Biz, yakın geçmişimiz itibarıyla ve şimdilerde, olmaması icap eden hemen her şeyi, hem de kerhen ve yutkuna yutkuna yaşadık. Ama acaba, yıllar ve yıllar boyu hayallerimizde yaşatıp durduğumuz o olması lazım gelen şey ne idi?

Her şeyden evvel o, upuzun bir geçmişin değerlerle dopdolu katmanlarında birike birike, sıkışa sıkışa dünyalar kıymetine ulaşmış çok önemli bir hazinenin hazinedarlığı şuuru; bugünü dünle, yarını da bugünle iç içe mütalâa edebilecek, mütalâa edip değerlendirecek terkip kabiliyeti; geleceği mazinin o muhteşem kanaviçesi üzerine sanatkârâne işleyecek zevk ve düşünce enginliği; sonra da bu şuur, bu kabiliyet, bu derinliği eksiksiz temsil edebilecek kalb ve kafa izdivacına muvaffak olmuş ruh nesilleriydi. Tavırlarında bir zamanlar dünyayı idare etmiş olmanın vakar ve ciddiyeti; üsluplarında şanlı geçmişimizin derinlik ve ledünniyeti bulunan ve varlığı didik didik edip değerlendirmede, değerlendirip sağlam bir ukba muvazenesi kurmada ilklerin maharetini ortaya koyan ruh nesilleriydi.. dünyanın yanında ukbaya, fiziğin yanında metafiziğe açık anlayışlarıyla, içinde bulunduğumuz zamanı tarihe bağlayacak ve fâni ömürlerimizi ebediyetle irtibatlandıracak olan bu kudsîler sayesinde alâkadar olduğumuz bütün dünyevî kıymetler birer mânevî kıymete, bütün maddî güzellikler ve görkemler de birer uhrevî derinlik ve ihtişama ulaşacaktır.

65