İçeriğe geç
31. Bölüm

Değişen Dünyanın Dinamikleri

İnsanoğlu var olduğu günden bu yana hep bir “değişim” ve “dönüşüm” süreci yaşamaktadır. Yerinde istihâle ve tekâmül de diyebileceğimiz bu “değişim” ve “dönüşüm” değişik dönemler itibarıyla, o dönemin hususiyetleri açısından bazı farklılıklar arz etse de, temelde, ayniyete yakın tam bir misliyet içinde, hem de fasılasız devam edegelmiştir.. bir kısım teferruat farklılığıyla hâlâ devam etmektedir.. bundan sonra da kesintisiz devam edeceğe benzer.

Bu itibarla da geleceğin vaad ettikleri, zaruretleri ve kendine has kuralları bizi, belli noktalara zorlayıp, belli hususlara yönlendirip; mukavemet edilmez, karşı durulmaz, söz dinletilmez sürpriz hâdiselerin şaşkınlığına düşürmeden; düşürüp sendeletmeden, sersemleştirmeden kendimiz olarak yerimizi almamız lâzımdır ki, zamanın dişleri ve hâdiselerin insafsız dişlileri arasında kalıp ezilmeyelim.. ezilmeyelim ve gönüllerimiz imanla dopdolu, gözlerimiz de ümitle pırıl pırıl, takılıp yollarda kalmadan hep istikbale yürüyelim.. evet yürüyelim ki, mevcudiyet ve bekâmız adına karşı koymaya çalıştığımız bugünkü olumsuz istihâleleri unutturacak daha büyük “değişim” ve “dönüşüm” dalgalarına kapılıp çer çöp gibi şuraya-buraya sürüklenmeyelim. Aslında, o dalgalar, bütün dehşetiyle yerlerinden kopup dünyanın üzerine yürümeye başladılar bile…

Evet, ahlâkta bencillik, iktisatta ferdiyetçilik, toplum fertleri arasındaki münasebetlerde ırkçılık, her türlü faaliyette faydacılık esasları üzerine bina edilmiş bir dünyanın geleceği adına iyimser olmak hayli zor olsa gerek.. zira böyle bir dünyada kuvvet ve kuvvetli mütecâviz.. insanlar egoist.. madde tapılan bir nesne.. altın, gümüş, petrol aldatan buzağı.. bu melun sistemin dümenindekiler birer Sâmirî ve bu düzende servet sahipleri de birer Karun’dur. Doğrusu, böyle bir sistemin dişleri arasında kalıp ezilenlerin geleceğe yürümesi çok zor, hatta imkânsızdır.

193