Yenilenme Fantezisi
Tarihî Gedâîler devr-i dâimi içinde şimdilerde bir de yanılmalar devr-i dâimi yaşıyoruz. Cihan harbinden sonra, hemen herkes, o güne kadar görüp bildiğimiz, bilip tanıdığımız din-diyanet, örf-âdet her şeye nefret duymaya başladı ve yenilik vaad ediyor kuruntusuyla bir kısım fantezi düşünce, hemen herkesin alâka odağı hâline geldi. Bu dönemde bilhassa sol ideolojiler, insanlığa yeni bir dünya vaad etme aldatmacasını çok iyi değerlendirdiler. İçinde ezen-ezilen, sömüren-sömürülen sınıfların, dolayısıyla da, kinin, nefretin, kavganın, harbin olmadığı yepyeni bir dünya ütopyasını allayıp pullayıp propaganda etti ve topyekün yeryüzünü bir başkaldırma arenası hâline getirdiler.
Bu kaoslu dönemde herkes sokaklara dökülüyor, herkes sihirli bir dünya ile alâkalı bir şeyler mırıldanıyor.. ve hususiyle de gözleri buğulu, gönülleri heyecanla dopdolu gençler, yitirilmiş bir Cenneti arıyormuşçasına her yolda yürümeyi deniyor, her kapıyı zorluyor, o güne kadar saygı duyduğu bütün değerleri yıkıyor, her gün bir sürü olmazlarla yaka paça oluyor ve yeni baştan bir insanlık cemiyeti hezeyanlarıyla köpürüp duruyordu. Ve tabiî, bu serâzad ve çakırkeyf gençlerin çılgınlık senfonilerine kartarmış entellerden iltihak edenlerin sayısı da az değildi.