İçeriğe geç

Evet fertler ve kitleler üzerinde başka faktör ve sâiklerin tesiri olsa da, milletin kendi ruh ve mânâ kökleriyle münasebete geçmesi söz konusu edildiği yerde bunlar çok sönük kalırlar. Millet fertlerinin maddî-mânevî tarihî dinamiklerle alâkası devam ettiği sürece, bu insanlar, tarih şuuruyla sık sık atalarının ruh feveranları içine girerek ve ayniyet ölçüsünde bir misliyetle, benzeri kahramanlıklar sergiler ve yeni bir düşünce tarzı, yeni bir dünya görüşü ve topyekün dünyanın, içtimaî coğrafyasına müessir olabilecek yepyeni kriterler ortaya koyabilirler. Bu konuda, dünya ile hesaplaşma tarihimiz açısından, Mute’den Kadisiye’ye, Malazgirt’ten Çanakkale’ye; devletler arası muvazenedeki yerimiz itibarıyla da Medine’den Şam’a, Şam’dan Bağdat’a, oradan da İstanbul’a uzanan çizgide dünya kadar misal göstermek mümkündür; ama biz okuyucunun firaset ve tedailer dünyasına güvenerek bu hususu şimdilik noktalayıp geçiyoruz.

119