İçeriğe geç

Kahrı-lütfu bir bilmeyen mürde gönüller2 varsın bundan bir şey anlamasınlar. Geçen hakikatin mealine gönül vermiş idealistler, bu uğurda çekilen ızdıraplardan daha zevkli bir şey tanımayacaklardır. Ocaklar gibi yansalar dahi, âh u efgân edip ağyâra dert yanmayacaklardır. Ne dostların vefasızlığı ne de düşmanın insafsızlığı onları millet ve vatan yolunda hizmetten alıkoyamayacaktır. Ve işte, ahd ü peymânları3 da şöyle olacaktır:

“Felek esbâb-ı cefâsın toplasın gelsin, Dönersem kahpeyim millet yolunda bir azîmetten.”

Ruhun şâd olsun N. Kemâl!

30