Birkaç asırdan beri gelip dünyamıza toslayan bütün felâketler, bu dünyanın, kendi ruhunu kaybetmesiyle başlamıştır; etrafını saran bu kâbustan kurtuluşu da dönüp kendi ruhunu bulmasına bağlıdır. Ne var ki, onun yetişip kendini bulması için de çok ciddî bir terbiyeye ihtiyacı vardır. Ona bu terbiyeyi götürecek ve onu, yıllardan beri içinde dönüp durduğu girdaptan kurtaracak zinde dimağlar, inançla gerilmiş ruhlar, bu vazifeyi ivazsız, garazsız, âhenk içinde ve sarsılmaz bir kanaatle sürdürdükleri takdirde, en büyük mânia ve engeller aşılacak, dağlar dümdüz, ovalar da pürüzsüz olacak ve insanımız mutlaka kurtulacaktır.
Çok yakın zamanlara kadar, etrafımızın bin bir ızdırap ve helecanla inlemesine karşılık, bugün altın kuşağın ruhu sayılan ülkemizin, kendisini, canıyla, imanıyla seven evlâtlarının hizmetlerine şahit oluyor ve “arş-ı emânımız”da1 durup bize yeniden dirilişimizin müjdelerini yağdıran kutlu nefeslerle kendimizden geçiyoruz. Ve artık inanıyoruz ki, düne kadar bin bir felâket ve sefaletin kol gezdiği bu ülke, inançlı, azimli, hasbî, muhabbetle coşan ve müsamaha ile etrafına boşalan millî ruh temsilcisi vatan evlâtları sayesinde yükselecek; onun çölleri ve bozkırları da bir kere daha İrem Bağlarına dönecektir.
Son zamanlarda, yurdumuzun her köşesinde kendisini hissettiren samimî gayretler, dünyaları aydınlatacak bir ışık kaynağının meydana gelmeye başladığını göstermektedir. Millî değerlerimizin tali’li hizmetçileri, kendilerine düşen vazifede kusur etmez, tarihî rollerini güzelce oynayabilirlerse, milletimiz, yurdumuz, sıçrayıp dünya muvazenesindeki yerini alacak ve bugünü değerlendirenler gelecek nesillerce bir “yâd-ı cemil”2 olarak kalıp gidecektir.
Biz şimdilerde yüce milletimizin tali’ine tebessüm eden bu rengârenk günleri düşünüyor ve saadetle coşuyoruz.
Dipnotlar
- 1 Arş-ı Emân: Kurtuluş kararının takdir edildiği Yüce Divan.
- 2 Yâd-ı cemil: Güzel bir hatıra.