İçeriğe geç

Âyette Allah (celle celâluhu) فَسَوْفَ يَأْتِي اللّٰهُ بِقَوْمُ “Allah öyle bir kavim getirecek ki…” ifadesiyle konumunun hakkını vermeyen insanların yerine başka bir topluluk getireceğini ifade buyuruyor. Bilindiği üzere fiilin başında gelen “َسَوْفَ” edatı, uzak geleceğe işaret eder. Bunun anlamı şudur: Cenab-ı Hak, iman eden insanları yapmış oldukları bir kısım olumsuzluklardan dolayı hemen cezalandırmaz. Onların imanlarına bir değer atfettiğinden ötürü, öncelikle onlara mehil üstüne mehil verir. Eğer onlar hata ve yanlışlarında ısrar ederlerse, bu defa Allah onları götürerek yerlerine başka bir kavim getirir. قَوْمٍ kelimesinin nekre olmasından, bu kavmin hem meçhul bir topluluk hem de kıymet-i harbiyesi yüksek bir topluluk olduğunu anlıyoruz.

Evet, o topluluğun şanı o kadar yücedir ki, siz bunu tasavvur ve tahayyül edemezsiniz. Bununla birlikte âyet-i kerime diyor ki, onları tanımanız için size bir kısım ipuçları vereyim: يُحِبُّهُمْ“Al­lah (celle celâluhu), kıymetini ihata edemeyeceğiniz kadar be­lir­siz olan o kavmi sever.” Yani şanına yakışır şekilde, rahmetinin enginliği ve muhabbetinin enginliği nispetinde onlara teveccüh eder ve sevmenin lazımını onlara ihsan eder. Daha sonra bu ilâhî sevgi onların kalblerinde Allah (celle ce­lâ­lu­hu) sevgisine inkılap eder ve وَيُحِبُّونَهُ“Onlar da Allah’ı severler.” Bu fiil “if’al” bâbında gelmiştir. Bilindiği üzere bu bâbın ifade ettiği mânâlardan birisi de kesrettir. Bu açıdan şöyle denilebilir: “Onlar da Allah’ı delice severler.”

183