Yürüdükçe daha iyi görürler tâli’lerinin gülen çehresini, hayatlarının öteki yüzünü, imanın esrarlı dünyasını; görür ve her şeyden daha farklı mesajlar alır; her adımda yeni bir ses, yeni bir muştuyla üveyikler gibi şahlanır; miraç yapıyormuşçasına hep yükselir; bilemedikleri eb’âda ulaşır, tanımadıkları âlemlerde dolaşır; herkese ve her şeye selâm verir; onlara demet demet memnuniyet tebessümleri yağdırır ve ilerlerler tabiatlarının son serhaddine doğru.. gülü-çiçeği koklayarak; karşılaştıkları her şeyle, herkesle söyleşerek; ışıkla-gölgeyle hasbıhâl ederek; her sesten, her sözden, her şiveden, her görüntüden O’na ait bir şeyler dinleyerek…
143