Kur’ân’ın, geçmişe dair verdiği haberlerin kat’iyet ve doğruluğu kadar, geleceğe ait ihbaratı da o ölçüde önemli ve başlı başına bir mucizedir. Meselâ senelerce evvel Mekke’nin fethedileceğini ve Kâbe’ye emniyet içinde girileceğini “Allah dilediğinde, güven içinde başlarınızı tıraş ederek ve saçlarınızı kısaltarak korkmadan Mescid-i Haram’a gireceksiniz.”1 âyetiyle haber verdiği gibi, İslâm’ın bütün bâtıl sistemlere galebe çalacağını da “O, Resûlünü, hidayet ve hak dinle gönderdi ki bütün dinlere galebe çalsın. Şahit olarak Allah yeter.”2 beyanıyla ilân etti. Keza, o gün Romalılar karşısında savaş galibi görünen Sasâniler’in yenileceğini ve aynı zamanda, Bedir galibiyetiyle Müslümanların da sevineceğini “Rum yenildi (bölgenize) en yakın bir yerde. Onlar bu mağlubiyetten sonra (yeniden) galebe çalacaklar. Birkaç yıl içinde. Bundan önce de sonra da iş Allah’a aittir. O gün mü’minler de sevinirler.”3 müjdesiyle duyurmuştu; vakti gelince Kur’ân’ın haber verdiği gibi çıktı. Bunun gibi, “Ey Resûl, Rabbinden sana indirileni duyur; eğer bunu yapmazsan O’nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni (insanlardan gelen kötülüklerden) koruyacaktır.”4 âyetiyle de, en yakınındaki amcasından, düşman millet ve düşman devletlere kadar çevresi düşmanlıklarla sarılı olduğu hâlde, hayatını emniyet içinde geçireceği vaad olunmuştu ve öyle de oldu.
Değişik ilim dallarının inkişafıyla, âfâk ve enfüsün yani insan mahiyeti ve mekânların didik didik edileceğini, ilmî buluş ve tespitlerin, yeni yeni keşiflerin insanoğlunu inanmaya zorlayacağını “Biz onlara, ufuklarda ve kendi nefislerinde mucizelerimizi göstereceğiz ki, onun (Kur’ân ve Kur’ân’ın getirdikleri) gerçek olduğu onlara iyice belli olsun. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?”5 mucizevî beyanıyla ifade etmişti ki, günümüzde süratle o noktaya doğru gidilmektedir.
Dipnotlar
- 1 Fetih sûresi, 48/27.
- 2 Fetih sûresi, 48/28.
- 3 Rûm sûresi, 33/2-4.
- 4 Mâide sûresi, 33/67.
- 5 Fussilet sûresi, 41/53.