İçeriğe geç
17. Bölüm

Bizim salavât getirmemizle Cenâb-ı Allah, Peygamberimiz üzerine rahmeti ve selâmı indirir mi? Zaten Cenâb-ı Allah, O’nun üzerine rahmetini indiriyor. Bizim salavât getirmemizin hikmeti nedir?

Resûl-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem) büyük hayırların, yümünlerin, bereketlerin temelinde bir nüve gibidir. O size, doğru yolu gösteren, dosdoğru çığırı açan, sırat-ı müstakîme delâlet eden, yanılmaz, yanıltmaz bir rehber, bir Muktedâ-yı Küll’dür.

Bu nurlu yolda, insanları zulmetten nura çıkarmaya vesile olan o Zât’a, bu nurlu yolda yürüyen herkesin sevabından bir hisse verilecektir. “es-Sebebu ke’l-fâil”1 sırrınca ümmetinin işlediği hasenatın bir misli O’nun defterine kaydedilecektir.

Makam-ı Mahmud’un sahibi olan Resûl-i Ekrem’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) vefatıyla defteri kapanmayacak, yığın yığın hasenat, salih amel devamlı O’nun defterine kaydolacak; makamı büyüdükçe büyüyecek, salâhiyet sınırları genişledikçe genişleyecek ve –inşâallah– her gün, ümmetinden daha geniş kitlelere şefaat etme hakkını kazanacaktır. Binaenaleyh, bu meseleyi değişik iki zaviyede ele almak icap eder:

Birincisi: Bizler Resûl-i Ekrem’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) salât ü selâm okumakla ahd ü peymânımızı yeniliyor, ümmet olma isteği ile kendisine müracaat ediyoruz. Yani “Seni andık, seni düşündük; Hakk’ın senin kadrini yüceltmesi için dua ve dilekte bulunduk.” diyor ve dehalet ediyoruz. İşin bu yönüyle bizim dualarımız, “Makam-ı Mahmud”un Sahibi’nin (sallallâhu aleyhi ve sellem) makamını yükseltmesi niyetiyle yapıldığından, O’nun (sallallâhu aleyhi ve sellem) şefaat dairesi genişlemiş oluyor.2 Böylece daha çok kimse o şefaat dairesinden istifade edebiliyor.

142