görmüş, bazıları bir saatte bir senelik vazife yapmış, bazıları da bir dakikada Kur’an’ı hatmettiklerini rivayet edip haber vermişlerdir. Böyle hak ve doğruluk yolundaki zâtlar, elbette yalana bilerek tenezzül etmezler. Yanlışlığına ihtimal bulunmayacak derecede kesin, sayısız haberle bildirdikleri “bast-ı zaman” hakikatine aynen şahit oldukları şüphe götürmez.
“Bast-ı zaman”ın, doğruluğu herkesçe tasdik edilmiş bir türü rüyada görülür. Bazen insanın bir dakikalık rüyada geçirdiği halleri, söylediği sözleri, tattığı lezzetleri veya çektiği elemleri uyanıkken yaşaması için bir gün, belki günler lâzımdır.
Sözün Özü: İnsan gerçi fânidir, fakat bekâ için, Bâki bir Zât’ın aynası olarak yaratılmış, ebedî meyveler verecek işleri görmekle vazifelendirilmiştir. Ona, Bâki bir Zât’ın bâki isimlerinin cilvelerine ve nakışlarına ayna olacak bir suret verilmiştir. Öyleyse insanın hakiki vazifesi ve saadeti, bütün donanımı ve kabiliyetleriyle o Bâki ve Ebedî Zât’ın rızası dairesinde O’nun isimlerine yapışıp ebediyet yolunda O’na yönelmektir. Dili يَا بَاقِي أَنْتَ الْبَاقِي dediği gibi, kalbi, ruhu, aklı ve bütün latifeleri de
هُوَ الْبَاقِي هُوَ الْأَزَلِيُّ الْأَبَدِيُّ هُوَ السَّرْمَدِيُّ هُوَ الدَّائِمُ هُوَ الْمَطْلُوبُ هُوَ الْمَحْبُوبُ هُوَ الْمَقْصُودُ هُوَ الْمَعْبُودُ
demelidir.
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنآ إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
رَبَّنَا لَا تُؤٰاخِذْنآ إِنْ نَسِينآ أَوْ أَخْطَأْنَا
Dipnotlar
- Ey Kendinden başka her şeyin fâni olduğu tek Bâki!
- Bâki O’dur, Ezelî O’dur, Ebedî O; Sermedî O’dur, Daim O; Matlub O’dur, Mahbub O; Maksud O’dur, Mâbud O.
- “Sübhansın ya Rab! Senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki? Her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin.” (Bakara sûresi, 2/32).
- “Ey Rabbimiz! Unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme!” (Bakara sûresi, 2/286).