بِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُ، وَإِنْ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪
اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ أَبَدًا دَائِمًا
Aziz, sıddık kardeşlerim,
Madem Risale-i Nur makine ile çoğaltılıp yayılmaya başladı ve madem felsefe ve “hikmet-i cedide” okuyan mektepliler, öğretmenler çoklukla Risale-i Nur’a yapışıyorlar. Elbette bir hakikati söylemek gerekiyor. Şöyle ki:
Risale-i Nur’un şiddetle tokat vurduğu ve hücum ettiği, felsefenin tamamı değildir; belki zararlı kısmıdır. Çünkü felsefenin toplum hayatına, ahlâka, insanın kemâl vasıflarını kazanmasına ve sanatın ilerlemesine hizmet eden hikmet kısmı Kur’an ile barışıktır. Hatta Kur’an’ın hikmetine hizmetkârdır, ona karşı gelemez. Risale-i Nur bu kısma ilişmiyor.
İkinci kısım felsefe ise insanın dalâlete, dinsizliğe ve tabiat bataklığına düşmesine sebep olduğu gibi, haram zevkler ve gayrimeşru eğlencelerle gaflet ve dalâleti netice verdiğinden, sihir misali harikalarıyla Kur’an’ın mucizeli hakikatlerine karşı geldiğinden, Risale-i Nur çoğu eczasında mizanlarla, kuvvetli ve delilli kıyaslamalarla felsefenin yoldan çıkmış bu kısmına ilişiyor, onu tokatlıyor; istikamet üzere olan ve faydalı felsefeye ilişmiyor. Onun için mektepliler Risale-i Nur dairesine itirazsız, çekinmeden giriyorlar ve girmelidirler. Fakat gizli münafıklar, bir kısım hocaları bütün bütün mânâsız ve haksız bir şekilde, medrese ehlinin ve hocaların hakiki malı olan Risale-i Nur aleyhinde kullandıkları gibi, bazı felsefecileri de ilimden kaynaklanan enaniyetlerini tahrik edip Nur’lar aleyhinde kullanmaları ihtimaline karşı bu hakikat Asâ-yı Musa ve “Zülfikâr”ın başında yazılsa uygun olur.
Said Nursî
Dipnotlar
- Her türlü noksan sıfattan uzak Allah’ın adıyla.
- “Hiçbir şey yoktur ki, O’nu hamd ile beraber tesbih (tenzih) ediyor olmasın.” (İsrâ sûresi, 17/44)
- Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi sonsuza kadar, sürekli üzerinize olsun.
- Yeni hikmet; yeni felsefe (ve modern ilimler).