İçeriğe geç

Yirminci asrın son yarısındaki aydınları düşünürken, temiz Anadolu evladı, velûd dimağ –temel kriterlerimize ters bir kısım mütalaaların hesabı kendine ait– aşk ve heyecan insanı Nureddin Topçu’yu hatırlamamak; çağın müstesna dimağı engin düşünce.. kuluçka sabrıyla civciv bekleyen, mercan gibi sessiz fakat sancılı kan-revân yoluna devam eden, gelecek nesillerin zevkle okuyacakları asrın büyük şair ve nâsiri Sezai Karakoç’u görmezlikten gelmek.. Es’ad Efendi’yi minnetle anmamak, Sami Efendi’ye saygı duymamak, Arvâsi Hazretleri’ni, Ali Haydar Efendi’yi, Mehmed Zâhid Kotku’yu, Alvar İmamı’nı, Serdehl’in Seydâsı’nı, Menzil’in Muhammed Râşid Efendisi’ni bu hizmet örfânesindeki aşk, heyecan ve aksiyonlarıyla yâd etmemek mümkün değil..

…Ve hele imanı, düşüncesi ve baş döndüren aksiyonuyla küfür ve ilhad dünyasının bütün planlarını altüst eden Bediüzzaman’ı hatırlamamak mümkün mü?

Bugüne kadar onun için pek çok şey yazıldı ve söylendi. Şimdilerde dünya onu konuşuyor.. ve o hemen her dildeki eserleriyle çağın en çok okunan insanlarından biri. Bu açıdan da onun hakkında uzun konuşmaya gerek yok. İşte bu mülâhazayla burada, ona ait bir kitaba önsöz olmuş, küçük bir mütalaanın, küçük bir bölümünü aktarmayı yeterli buluyoruz:

72