Babanzâde Ahmed Naim: Bağdat doğumlu ve bir paşazâde.. emsâli gibi İstanbul maarifiyle beslendi.. duygu ve düşünce dünyası itibarıyla engin ve zengin bu ufuk insan, Galatasaray Sultanîsi.. Mülkiye Mektebi.. ardından Hâriciye Nezareti Tercüme Kaleminde memuriyet.. Maarif Nezareti Tedrisat Müdürlüğü.. arkasından Tercüme Dairesi âzâlığı.. Dârulfünûn Edebiyat Fakültesi müderrisliği.. ve muvakkat bir rektörlük, onun sergüzeşt-i hayatı içinden sadece bazı kesitler.
Ahmed Naim de, son dönem Türk toplumunu, fikren ve ruhen besleyen önemli kaynaklardan biridir.. ve ilim, irfan hayatımız adına gelecek nesillere dünya kadar miras bırakmıştır.
Mehmed Âkif: Her türlü tariften vâreste bu samimî ve hasbî vatan evladı için şimdiye kadar cilt cilt eserler yazıldı. Üzerinde bir hayli yorumlar yapıldı ve pek çok şey söylendi. Zannediyorum, bundan sonra da, imanı, aşkı, heyecanı, aksiyonu, davası ve düşüncesiyle alâkalı daha dünya kadar şey yazılıp söylenecektir. O, yaşadığı dönem itibarıyla Anadolu, Rumeli ve Arabistan’ı dolaşan ender Türk aydınlarından biridir.. ve uğradığı her yerde şanlı fakat tâli’siz bir milletin hicran dolu sesi olmuş, soluğu olmuş inlemiş ve çevresinde ürpertiler meydana getirmiştir. Az insan vardır o ölçüde çizgisini koruyan. Baytarlığından müfettişliğine, Dârulfünûn edebiyat müderrisliğinden “Sırat-ı Müstakîm” kadrosu içindeki hizmetlerine, ondan da “Dârul’l-Hikmeti’l-İslâmiye”deki vazifesine, Millî Mücadele yıllarındaki hitabelerine kadar hep samimî olmuş, hep vefalı davranmıştır.
Sahabi gibi zâhidce yaşamış ve ukbâya da fakirce yürümüş bu tok sesli vatan evladı için, şimdiye kadar yapılan meşkûr hizmetler mahfuz, düşünce, aksiyon ve sanat cephelerinin, akademisyenlerce daha ciddî ele alınacağı vefa tüten günleri bekliyoruz.