Filibeli Ahmed Hilmi’den Mustafa Sabri Bey’e, Ferit Kam’dan Muhammed Hamdi Yazır’a, Bediüzzaman Hazretlerinden Süleyman Efendiye, Mehmed Âkif’ten Necip Fazıl’a uzanan çizgide bir hayli nurefşan simadan söz etmek mümkündür. Ne var ki, bunca mübarek ismin doğum ve vefat tarihlerini vermek bile, bu yazının çerçevesini aşacağından, biz, şimdilik sadece bu hakikat kahramanlarının adreslerine işaret edip geçeceğiz.
Filibeli Ahmed Hilmi: Bulgaristan’ın Filibe şehrinde doğmuş bir sefir çocuğu.. maarifle ve çağıyla tanışması Galatasaray Sultanîsi’nde başlıyor.. sonra, İzmir’de ikamet.. Beyrut’ta memuriyet.. bu arada Jön Türkler’le temas ve bu yüzden Fîzan’a nefiy… Ve Meşrûtiyet’i müteakip İstanbul’a avdet.. derken “İttihad-ı İslâm” düşüncesi bayraktarlığı.. ve bu düşünceye tercüman olabilecek aynı isimdeki gazetenin çıkarılması.. ardından, günlük Hikmet gazetesi ve bu gazetede İttihad ve Terakki Cemiyetiyle savaşı.. arkasından başka gazeteler, başka mecmualar.. ve bir ara, Dârulfünûn’da felsefe muallimliği.. derken, genç sayılabilecek bir yaşta muhtemelen ebedî hasımları masonlar tarafından zehirlenerek öldürülmesi…
Hayatına kuşbakışı bir göz attığımız bu müstesna düşünce ve aksiyon adamı, arkada bıraktığı onca eserleriyle üzerinde akademisyenlerin araştırmalarını bekliyor.