İçeriğe geç
21. Bölüm

Saf Ve Duru İslâm Anlayışı

Soru: Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) zamanında yaşanılan saf ve duru İslâm anlayışı Hulefa-i Raşidîn devrinde de korunabilmiş midir? Günümüzde ve gelecekte bu anlayış tekrar aynı ölçüde temsil edilebilir mi?

Raşid Halife Efendilerimiz devrinde, Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) zamanında yapılan şeylerin hiçbirisi kasten ve bizzat terk edilmemiştir.. ve tarih buna şahittir. Özellikle ilk iki şerefli halife döneminde, Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) hayat-ı seniyyeleri hemen her alanda tam aksettirilmiş, eksiksiz temsil edilmiş ve bizzat yaşanmıştır.

Hz. Osman devrinde, çeşitli milletlerin İslâmiyet’e girmesiyle, İslâm’ın safveti az da olsa bozulmaya yüz tutmuş ve çeşitli arızalar olmuşsa da, Hz. Zinnûreyn gibi Efendimiz’le (sallallâhu aleyhi ve sellem) münasebeti kuvvetli olan bir zat, bilhassa ehl-i Kur’ân olması, Kur’ân’la çok sıkı bir münasebetinin bulunması itibarıyla öyle bir kuvve-i kudsiyeye sahipti ki, o hayatta kaldığı sürece ciddî bir fitne zuhur etmedi.

Hz. Ali Efendimiz’e gelince, o tam fitnelerin zuhur ettiği bir dönemde işin başına geçti; zuhur eden etmişti. Eğer onun gibi hasbî, samimî, dilâver, yiğit, bir şah-ı merdan, bir haydar-ı kerrâr olmasaydı, o fitneler seller hâline gelir ve milleti önüne katar, kütükler gibi sürükler götürürdü.

Binaenaleyh, Hz. Ali devrine kadar adalet-i mahzanın, Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) hayat-ı seniyyelerinde olduğu gibi bizzat tatbik edilmesine çok gayret gösterildi ve temsil de edildi. Aslında onlar, Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir tek emirde dahi muhalefeti, baş aşağı yıkılıp gitme sayıyorlardı; öyle saydı ve dosdoğru yaşadılar.

110