İkinci Bölümdüşünce Boyutu
BİR SAAT TEFEKKÜR, BİR SENE NAFİLE İBADETTEN HAYIRLIDIR
Her şeyden önce şunu ifade etmek gerekir ki, hadis kriterleri açısından bu hadis zayıftır. Ancak bu mânâyı ifade eden Kur’ân-ı Kerim’de şöyle bir âyet var: “Muhakkak göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, tefekkür eden insanlar için elbette birçok ibretler
(ve dersler) vardır.”1 Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir hadislerinde “Kim bu âyeti okuyup da tefekkür etmezse ona yazıklar olsun!” buyurarak tefekkür etmenin önemi üzerinde durur. Ayrıca Ümmü Seleme ve başka bir rivayette ise Âişe Validelerimiz, bu âyet nazil olduğu zaman veya bu âyeti okurken Efendimiz’in ağladığını naklederler.
Tefekkürün mü’minin hayatında çok önemli bir yeri vardır. Ancak bunun için tefekkürün ne demek olduğunu bilmek gerekir. Tefekkür evvelâ bir ilk ve ön bilgiye dayanır. Âmice ve cahilane tefekkürler, kuru birer tahayyüldür ve zamanla bıkkınlık hâsıl eder, daha sonra da insan onu anlamsız görmeye başlar. Bu sebeple insanın evvelâ tefekkür edecek mevzuu bilmesi, yani onun önceden belli bir malumatının olması gerekir.