İçeriğe geç
30. Bölüm

Dördüncü Bölüm Büyüteç

KÂİNATLARIN FİHRİSTİ: İNSAN

Soru: “İnsanın bazen dünyaya sığamadığı hâlde, bazen bir damlada boğulması, bazı letâifin bir batmanı kaldırmasına mukabil, bazılarının bir zerre yüke tahammül edememesi” meselesini nasıl anlamamız gereklidir?

İnsan, kâinatın fihristi mahiyetinde yaratılmıştır. Melekler âleminden ruhlar âlemine, oradan cemadat âlemine kadar ne kadar hâssa varsa Allah, bu hususiyetlerin bir fihristini insanın mahiyetine dercetmiştir. O, yerinde, bir cemad hususiyeti gösterir ki, eğer onun nerede olduğunu ve mülâhazalarını bize gösterebilecek bir adesemiz olsaydı, insanda pek çok cemad yönlerin bulunduğunu görürdük. Keza, insanda hayvanî özellikler de vardır. Bunu da yine bir adeseyle tespit etme imkânı olsaydı, onun mahiyetinde ve içinde, insanî olandan başka çok şeylerin kol gezdiğini, tabir caizse kuyruğunu dikip dolaştığını görürdük. Bütün bunların yanında insanda, nefha-i ilâhiye ile müşerref bir mahiyetin mevcudiyeti de söz konusudur. Ondaki bütün bu hususiyetler yer yer onda hükümlerini icra eder ve onu tesir altına alırlar. Aynı zamanda insanda, Allah’a (celle celâluhu) yönelme sayesinde insan-ı kâmil olma yoluna girme ve arşiyelerle yükselme istidadı da vardır ki, yer yer o da hükmünü icra eder…

193