İçeriğe geç

Cemil Meriç merhum, “Avrupa’da bir dönem haksızlıklar yaşanırken, Osmanlılar, ‘insan hakları’ diye bir kavram düşünmemişlerdi. Çünkü onlar bu hakikati yaşıyorlardı. Dünyanın dört bir yanında en küçük bir haksızlığın işlenmesine, hakkın-hukukun çiğnenmesine izin verilmeyecek şekilde, Devlet-i Âliye mekanize birlikleriyle hemen oraya yetişirdi.” demişti. Zannediyorum bundan dolayı da Avrupa’da çoğu zaman Osmanlı idaresi tercih edilmiştir. Fransız ihtilalinde bile, Fransızlar gelip Osmanlı’ya dehalet etmişlerdir. Osmanlı ölümle karşı karşıya kaldığı dönemlerde bile, kendisine sığınanları korumayı ihmal etmemişti. Osmanlı bugünün dünya jandarmalığına soyunanların yaptığı gibi, çifte standartlara hiç girmemiş ve her hâlükârda haklının yanında yer almıştı.. evet, bu duygu, bu düşünce âdeta milletimizin ruhuna işlemişti.

Bugün itibarıyla inanmış gönüllerin bir araya gelip kurmuş oldukları vakıflarda ise, temel felsefe itibarıyla bizim mânâ köklerimize bağlı ve çok farklıdır. İnsan hak ve hukukunun sonuna kadar müdafaa edildiği bu felsefe, geçmişi gibi istikbal vaad etmektedir. Nitekim bu felsefe uğruna her şey feda edilebilmekte ama düşünceye saygılı kalınmaktadır.

189