İçeriğe geç

Hele yavruların durumu… O bütün bütün insanı hayrette bırakıyor. Allah (celle celâluhu) küçücük bebelere ayrı bir şekilde merhamet ediyor. Dünyaya gelen, en saf, en temiz gıdalara ihtiyacı olan o yavrulara ayrı bir ihtimam söz konusu. Onu önce ana rahminde besliyor. Rahmin cidarlarını yavrunun beslenebileceği bir vasat hâline getiriyor. Dilimizde meşîmen olarak da adlandırılan bu rahmin duvarları gıdalarla donatılıyor. Anne, çocuğa bir hâdime, hizmetçi hâline getiriliyor. Yavru, dünyaya gelirken, Cenâb-ı Hak onun için yeniden öyle bir gıda meydana getiriyor ki, yeni dünyaya gelmiş bir canlının ilk zarurî ihtiyacı odur: Anne sütü.

Evet, anne sütü hiçbir gıdanın yavru üzerinde hâsıl edemeyeceği müsbet bir tesir meydana getiriyor. Hatta siz o sütü sağıp başka bir kaba koysanız ilk andaki halâvetini ve vitaminlerini koruyamayacaksınız. Sizler, beslemiş olduğunuz koyun ve sığırların tertemiz memelerinden aldığınız sütü dezenfekte edilmiş kaplara alsanız, sonra da bu sütü yavrulara verseniz onları daha iyi beslemiş olmayacaksınız. Tetkik edecek olursanız doğrudan doğruya annesinden beslenen buzağı ile kaplara alınmış sütle beslenen buzağılar arasında yetişme açısından oldukça farklılıklar meydana geldiğini göreceksiniz. İşte, anne memelerinden bir âb-ı hayat gibi sütü akıtan ve bu süt vasıtasıyla şefkate çok muhtaç olan yavruları besleyen Allah’ın o sonsuz şefkati değil de nedir? Allah’ın (celle celâluhu) sonsuz merhameti olmasaydı bütün bu hüsünler meydana gelir miydi?

44