Bâki hakikatler, geçici ve değişken şeylere bağlanamaz. Yüzüp gezen bir adaya en hayatî tesislerin kurulması ne ise, idare ve dümeni değişik güçlerin elinde olan sistemlere bağlı kalarak hizmet etmek de aynı şeydir.
Zıtlıklar
Duygu ve düşüncede saflaşıp özüne ermeyi, insanî melekelerini geliştirip rabbanîleşmeyi düşünüyorsun; cismanî zevklerden sıyrılıp, behîmî arzulara başkaldırmadan nasıl olacak ki..!?
* * *
Gönül hayatında “tevhid”e ulaşmayı ve ruhanî zevklere gömülüp gitmeyi arzuluyorsun; içinde binbir kötü duygu kol gezerken ve sen, her dönemeçte bedenî hazlarına “evet” derken nasıl olacak ki..!?
* * *
Kanatlanıp pervâz etmeyi, yükselip gökler ötesi âlemlere varmayı hayal ediyorsun; bir çocuk gibi, şu dünyanın çamur ve balçığına bağlı kaldıktan sonra nasıl olacak ki..!?
* * *
Ufkunda hep yeni şafakların sökün edip tüllenmesini bekliyorsun; yüce ideallerle gönlünü donatmadan, kükreyip eski yerini almadan ve bir çığlık olup, dünyanın bağrında inlemeden nasıl olacak ki..!?
* * *
Asırlardan beri üst üste yığılmış problemlere çözüm getirmek istiyorsun; azim deyip, ümit deyip o yolda yıllarca, asırlarca beklemeye kararlı olmadıktan sonra nasıl olacak ki..!?
* * *
Vatanın yükselmesinden, insanımızın mutluluğundan söz ediyorsun; mektep, kışla, tekye (ruhu) üçlüsüyle nesilleri kanatlandırıp, bütün şeytan üçgenlerinin üstüne yürümedikten sonra nasıl olacak ki..!?
* * *
Gönlünce varlığa ermeyi ve duygu dünyan itibarıyla hayattan kâm almayı özlüyorsun; gün batıncaya kadar orucunu bozmadan bu bezmi devam ettirmezsen, nasıl olacak ki..!?
* * *
Dünya devletlerinin, bel kırıp boyun bükerek emrine âmâde olmasını diliyorsun; kendine gelip miskinliği üzerinden atmadan, şahlanıp bir Fatih ve Yavuz kesilmeden nasıl olacak ki..!?
* * *