Bu iklimde yolculuğunuzu devam ettirdiğinizde, koskoca kâinatın bir sergi, bir meşher hâlinde önünüze serildiğini; bir kitap gibi önünüze konulduğunu görecek ve böylece onu bir meşher gibi müşâhede edecek, bir kitap gibi okuyacak, bir kitap gibi duyacak ve bir kitabın rengârenk canlı, yaldızlı nakışlarını temâşâ ediyor gibi hayran hayran seyre dalacaksınız. Evet, seyahat müddetince siz, kâinat kitab-ı kebirinde, Kur’ân’ın, kâinat kitabını okuduğunu duyacak ve bu okuyuş karşısında nefesinizi tutup vicdan ve gönül kulağıyla o lahûtî sesi dinlemeye duracaksınız. Zira Kur’ân, nasıl ki, kâinatın misal-i musağğarı olan insanı bir bütün hâlinde ele alıp, bütün derinlik, zenginlik ve enginliğiyle onu şerh etmektedir. Aynı şekilde o, kâinatı bir bütün olarak ele alıp öyle değerlendirmektedir. Bu sebeple var olan hiçbir şey onun ilgi sahasının dışında kalmamakta, zerreden küreye bütün mevcudat onda âdeta hallaç edilmekte, zâhir-bâtın, iç-dış, öz-kışır her şey bütün ahvaliyle ve derecesine göre onda yerini almaktadır. Bundan dolayı elinizdeki bu eserde, “Kur’ân’ın Işığında İlmî Gelişmeler” ana başlığı altında, o nurlu beyanın projektörüyle çağımızı, çağımızdaki ilmî gelişmeleri perspektife aldığınızda ezelden gelip ebede giden Kur’ân hakikatlerinin nasıl bir ihtişam ve görkemle her bir asrın burcunda bayrak gibi dalgalandığını görecek, görüp kendinizden geçecek ve âdeta o kelam-ı ilâhînin size şöyle seslendiğini duyup hisseder gibi olacaksınız: “Ben, Hazreti Muhammed Mustafa (sallallâhu aleyhi ve sellem) dahil, yeryüzünde hiçbir beşerin kelâmı olamam. O Şeref-i Nev’i İnsan, Ferid-i Kevn ü Zaman (aleyhissalâtu vesselâm), sadece benimle irşad eden en büyük bir mürşittir. Ben, ancak ve ancak bütün kevn ü mekânları birbirine bağlayan ve ezelden ebede kadar her şeyi ilmiyle ihata eden bir Zât’ın kelâmıyım. Sizin aklınızın ulaşamadığı, idrakinizin eremediği yerlerde benim asırlar öncesinden dikili olan bayrağım dalgalanmaktadır. İleride sizler, değişik yöntem ve teknolojik imkânlarla daha enteresan şeyler keşfedeceksiniz. Teleskoplarınız, trilyonlarca kilometre ötede bulunan nebülözleri getirip gözler önüne serecek ama, oralara gittiğinizde de yine benim bayrağımın dalgalandığını göreceksiniz.”