Asıl konumuza dönecek olursak, siz de Hudeybiye Musalahası’ndaki o uçtan hareket ederek meseleyi günümüze getirmeli ve küçülüp büzüşen dünyamızda hangi dine mensup olursa olsun insanlarla sulh yolları aramalısınız. Bu istikamette, sivil toplum kuruluşları olarak, toplumlar arası münasebetlerde, mesela bir Afrika anlaşması, Uzak Doğu anlaşması, Kanada anlaşması gibi anlaşmalar yapabilirsiniz. Böylece önünüzü kesebilecek muhtemel taarruz ve önyargılara karşı, “Bizden size bir zarar gelmez.” deme fırsatını yakalamış olursunuz. Bu sayede kendinizi başkalarına daha rahat anlatma fırsatı bulursunuz. Aslında sizden, hiçbir kimseye, evvel ve ahir bir kötülük gelmez. Fakat bunu gösterme adına karakterinizi tam ortaya koyabilecek, onlara, sizi dinleme imkânını verecek zeminler oluşturmalısınız. Zira bilmelisiniz ki, diğer insanlar ancak, iç âleminizle, gönül dünyanızla sizi tanıdıkları ölçüde size güven duyacaklardır.
Hâsılı günümüz şartları içinde sizin hesabınıza olumlu bir şeylerin olmasını arzu ediyorsanız, bunun, dostluk, taraftarlık ve sempatizanlık atmosferi içinde olacağını asla unutmamalısınız. Eğer farklı kültür ve anlayıştaki insanlarla görüşür, yüzleşir, el ele tutuşur, bir masa etrafında yemek yer ve aynı servisten çay isterseniz, işte o zaman birbirinizi daha iyi tanıma imkânı bulursunuz. Başkalarının sizi, kendi derinliklerinizle ve kendi kültür enginliklerinizle tanımaları da ancak bu sayede gerçekleşir. Ve yine ancak bu sayede günümüzün farklı kültür ve coğrafyalarda yaşayan insanları sizinle ilgili şartlanmışlık ve önyargılardan kurtulabilirler.
126 Aliyyülkârî, el-Esrâru’l-merfûa s.388. Ayrıca bkz.: el-Humeydî, el-Müsned s.250; el-Hakîm et-Tirmizî, Nevâdiru’l-usûl 3/62.
127 Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 4/323-325.
128 İbn Hişâm, es-Sîratü’n-nebeviyye 4/283.
129 İbn Hişâm, es-Sîratü’n-nebeviyye 4/283.
130 Bkz.: Buhârî, şurût 15; Müslim, cihâd 90-92.
131 Bkz.: İbn Sa’d, et-Tabakâtü’l-kübrâ 4/252, 7/395; el-Vâkıdî, Kitâbü’l-meğâzî 1/748.