فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُنْ كَصَاحِبِ الْحُوتِ“Rabbinin hükmüne sabret ve balığın yoldaşı zât (Hazreti Yunus) gibi olma!”240 âyet-i kerimesi nazil olduğunda da, Ashab-ı kiramdan bazılarının aklına farklı bir düşünce gelebilir diye: “Beni, Yunus İbn Metta’ya tercih etmeyin!”241 buyurmuştur. Başka bir zaman kendisinin mehabet ve heybetinden titreyen birine: “Korkma! Ben kurutulmuş et yiyen bir kadının çocuğuyum.”242 ifadesini kullanmıştır. Mescid-i Nebevî’nin inşası esnasında herkes sırtında kerpiç taşırken, O (aleyhissalâtü vesselâm) da taşımıştır.243 Ashabıyla birlikte çıktığı bir yolculukta yemek pişirmek gerektiğinde ise, herkes işin bir ucundan tutarken, O da odun toplama vazifesini üstlenmiştir.244 Zira O arkadaşlarının ortaya koyduğu işlerde, hiçbir zaman onlardan ayrı düşmeme gayreti içinde olmuştur.
İşte yıldızların kaldırım taşı gibi ayaklarının altına serildiği Hazreti Ekmel-i Kümmelîn (Kâmillerin En Kâmili) hem bütün yönleriyle kâmil-i mükemmel, hem de tevazu ve mahviyet âbidesi olarak zıtları kendisinde toplamış ve böylece en mükemmel ve en inandırıcı bir temsille ruhlara nüfûz etmiştir. O hâlde bize düşen de hakikî mânâsıyla o Rehber-i Ekmel’i adım adım takip etmek olmalıdır.
234 Bkz.: Bediüzzaman, Mektubat s.416-417 (Yirmi Sekizinci Mektup, Yedinci Mesele).
235 Bkz.: Müslim, salât 215; Ebû Dâvûd, salât 148; Nesâî, tatbîk 78.
236 Ahzâb sûresi, 33/21.
237 Aliyyülkârî, el-Masnû’ s.150; el-Esrâru’l-merfûa s.295; el-Aclûnî, Keşfü’l-hafâ 2/214.
238 Bkz.: es-Suyûtî, el-Hâvî 1/325; el-Halebî, es-Sîratü’l-Halebiyye 1/240.
239 Bkz.: Ebû Dâvûd, edeb 9; en-Nesâî, es-Sünenü’l-kübrâ 6/70.
240 Kalem sûresi, 68/48.
241 Buhârî, enbiyâ 35; Müslim, fezâil 166-167.
242 İbn Mâce, et’ime 30; Taberânî, el-Mu’cemü’l-evsat 2/64.
243 Bkz.: Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 2/381; İbn Sa’d, et-Tabakâtü’l-kübrâ 2/66