Sözün özü, insanın bir günah karşısında geceleyin kalkıp seccadesine kapanması, gözyaşlarını ceyhun ederek أَلْفُ أَلْفِ أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ265 demesi, onun için büyük bir kazançtır. Kendisini hiçbir hata yapmamış gibi gören, kendi faziletlerinin büyülü ikliminde yaşayan, başarılarıyla başı dönmüş, bakışı bulanmış mahmur kimselere gelince, onların mahviyet ve hacalet içinde Allah’a yönelmeleri çok zordur. En küçük hata karşısında bile kendini büyük bir cinayet işlemiş gibi görenlerdir ki, bütün samimiyetleriyle Cenâb-ı Hakk’a teveccüh eder, içlerini O’na döker ve yakarışa geçerler. Dolayısıyla bir insanın kendisinin methedilmesini istemesi ne kadar mezmum bir duygu ve düşünceyse, kendini sorgulaması da o ölçüde faziletli bir ameldir. Rabbim bizi, hakikî mânâda kendini sorgulayabilen tali’li kullarından eylesin!
260 “Bütün hamdler, övgüler Allah’adır.”
261 “Her türlü şükran ve minnet Allah’adır.”
262 İbnü’s-Sirrî, ez-Zühd 2/462; ed-Deylemî, el-Müsned 2/448.
263 Buhârî, daavât 3; Tirmizî, tefsîru sûre(47) 1; Ebû Dâvûd, vitr 26; İbn Mâce, edeb 57; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 2/282.
264 Müslim, zikr 41; Tirmizî, tefsîru sûre (47) 1; İbn Mâce, edeb 57; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 4/211, 260.
265 “Milyon kere estağfirullah.”