Bir zamanlar arkadaşlara şunu tavsiye etmiştim: Hepiniz hata ve yanlışlarınızı size karşı rahatça söyleyebilecek birer kardeş edinin ve ondan şunları rica edin: “Gerek din ve diyanet yaşantıma, gerek hizmetin işleyişiyle ilgili yaptıklarıma, gerekse insanî ilişkilerimdeki tavır ve davranışlarıma dair gördüğün her türlü yanlışlığı rahatlıkla bana söyleyebilirsin.” Zira sahabe efendilerimizin hayatlarına baktığımızda, onların aralarında böyle bir anlaşma olduğuna dair kesin bir bilgimiz olmasa bile onların, gördükleri hataları birbirlerine çok rahatlıkla söylediklerini görürüz ve bizim için onlar birer yıldız, karanlık gecelerimizde yollarımızı aydınlatan birer ışık kaynağıdır.
13 Ebû Nuaym, Hilyetü’l-evliyâ 7/152; el-Bağdâdî, el-Kifâye fî ilmi’r-rivâye s.45; İbn Battal, Şerhu Sahihi’l-Buhârî 9/247.
14 Nisâ sûresi, 4/20.
15 Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, 7/233; Heysemî, Mecmeu’z-zevâid, 4/284.
16 Bkz.: Bediüzzaman, Mektubat s.66-67 (On Altıncı Mektup, Üçüncü Nokta).