Burada sağlam bir duruş sergilemiş, müspet hareketi kendisine ilke edinmiş ve hep sağ salim hareket etmiş olanlara, ahirette kitapları sağ taraftan verilecek de onlar sevinç ve beşaşet izhar edeceklerdir. Kitapları sol taraftan verilenler ise işledikleri bütün mide bulandırıcı günahlarının orada yazılı olduğunu göreceklerdir. Burada harama nazar edip harama kulak kabarttıklarından, harama doğru yürüyüp harama el uzattıklarından ve hukuk tanımadıklarından, o gün, işledikleri bütün bu günahlarının bir defterde yazılı olduğunu görecekler de şiddetle pişman olup “Keşke!” diyeceklerdir. Daha Cehennem’e girmeden, işledikleri günahların hicabıyla iki büklüm olacaklardır.
İnsan, Cenâb-ı Hakk’ın ahsen-i takvime mazhar yarattığı, melekler için bir kıblenümâ kıldığı ve özel bir donanımla dünyaya gönderdiği bu âbide varlık, üç-beş günlük dünya, üç-beş günlük makam, mansıp, saltanat arzusu için bu tür rezaletlere dalmamalı, insanlığını kirletmemelidir. Çünkü o, Allah’ın kendisine bahşettiği bu konumu muhafaza edemezse, اُو۬لٰٓئِكَ كَالْاَنْعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّ“Onlar hayvanlar gibidir, hatta onlardan da aşağıdırlar.”21 tokadını yiyebilir, en sefil varlıklardan bile daha aşağılara yuvarlanabilir.
Cehennem Azabına Denk Vicdan Azabı
İnsana verilen paye ne kadar yüksekse, düşüşe geçtiği zaman da onun o nispette derin bir çukura düşme ihtimali vardır. Nitekim Hazreti Pîr, ihlâs/hillet kulesinin başından aşağıya düşen bir insanın, düz bir zemine değil, derin bir çukura düşme ihtimalinin bulunduğunu ifade etmiştir.22 Aynı şekilde, “bi hasebi’l-mağrem el-mağnem” (elde edilen ganimet, altına girilen risk ölçüsünde artar veya azalır) kaidesine göre bir insan Cenâb-ı Hakk’ın lütuflarıyla ne kadar çok serfiraz ise, riski o nispette fazla demektir. Evet o, Cenâb-ı Hakk’ın, başından aşağı boşalttığı nimetlere nankörlük edip kadrini, kıymetini bilmediği zaman derin bir çukura düşebilir.