İçeriğe geç

Bir yöneticinin etrafında daire oluşturmuş ve bir çıkar çarkı kurmuş olan bu tür insanların sürekli övgü, alkış ve takdirleriyle zamanla idarecilerini şirazeden çıkaracaklarında şüphe yoktur. Onu, kendi kalıbının üzerinde başka kalıplar içine sokacaklar, ona numara ve drobu uymayan elbiseler giydireceklerdir. Bu zavallı da zamanla kendini farklı ve üstün görmeye başlayacaktır. Çünkü övgü ve medih, insanı baştan çıkarır.

Mabeyn-i Hümayun

Öte yandan, karanlık ruhlu bu tür insanlar zamanla idarecilerin etrafında bir mabeyn-i hümayun oluşturur ve çevreden gelen seslerin merkeze ulaşmasına mâni olurlar. Sağdan-soldan gelen sesler onlara çarpar ve geri döner. Siz de bunların sadece yankısını duyarsınız. Bunlar, danışmanlık yaptıkları kişinin etrafında Satürn’ün etrafındaki halkalar gibi halka oluşturduklarından ona gelen pırıl pırıl fikirler bile öncelikle bu karanlık halkalara çarparak renk değiştirir, bu yüzden çok güzel insanlar bile onun nazarında simsiyah görünmeye başlar. Peygamberlerin yolunu takip eden bazı insanlar onlara semavî mesajlar gibi mesajlar sunsalar bile, o bunları kendisini aldatmaya matuf birer diyalektik gibi görür. Çünkü yanlış yönlendirmeler neticesinde zamanla değer ölçüleri bozulur ve doğruyu eğri görmeye başlar.

Bilindiği üzere Devlet-i Âliye’de padişahın etrafındaki –bugünkü anlamıyla– müsteşarlar, müşavirler, müdürler vs. mabeyn-i hümayunu oluşturuyordu. Hükümdar ihtiyaç duyduğu meseleleri onlara soruyordu. Aynı zamanda onlar dıştan gelebilecek tehlikeler adına hükümdar için koruyucu bir kalkan oluyorlardı. Yöneticilerle halk arasında bulunan mabeyn-i hümayunun iyi olduğu zamanlarda bunlar önemli vazifeler eda etmişlerdir. Bunu yapmanın yanında halkın istek ve arzularının veya toplumun önde gelenlerinin mülâhaza ve tavsiyelerinin kırılmadan idareciye ulaşması noktasında da herhangi bir engel oluşturmamışlardır.

160