İçeriğe geç

“O, açlıktan bağırsaklarını sargıyla sardı.. ve o latîf ciltli mübarek böğürlerini taşlarla sıkıştırdı.8Koca koca dağlar altın kesilip O’na arz olunmayı niyaz ettiler de, himmeti çok yüksek olan O Zât onlara karşı müstağni davrandı.9O’nun dünyevî ihtiyaçları da zühdünü teyit eder; zira O Masumlar Masumu’nun zaruret ve ihtiyaçları O’nun ismetine ilişememişti. O’nun ihtiyaçları, O’nu dünyaya nasıl davet edebilirdi ki.! O olmasaydı, dünya ademden kurtulup varlığa eremezdi.” diyen Bûsîrî, O’nun ihtiyaç içindeki istiğnâsını ve zaruret içindeki yüce himmetini ne güzel ifade eder!

Zühde dair daha ne güzel sözler söylenmiştir! Biz onlardan, tevehhüm-ü ebediyetin yalanını yüzüne vuran ve tûl-i emeli temelinden sarsan, Hz. Ali’nin bir sözüyle bu faslı noktalamak istiyoruz:

…..اَلنَّفْسُ تَبْكِي عَلَى الدُّنْيَا وَقَدْ عَلِمَتْ…..أَنَّ السَّـلَامَةَ فِيهَا تَرْكُ مَا فِيهَا
…..لَا دَارَ لِلْمَرْءِ بَعْدَ الْمَوْتِ يَسْـكُنُهَا…..إِلَّا الَّتِي كَانَ قَبْلَ الْمَوْتِ بَانِيهَا
…..……………………….…..…………………………
…..أَمْوَالُنَـا لِـذَوِي الْمِيرَاثِ نَجْمَعُهَا…..وَدُورُنَا لِخَـرَابِ الدَّهْـرِ نَبْنِيهَا
…..كَمْ مِنْ مَدَائِنَ فِي الْاٰفَاقِ قَدْ بُنِيَتْ…..أَمْسَتْ خَرَابًا وَدَانَ الْمَوْتُ دَانِيهَا
…..لِكُلِّ نَفْسٍ وَإِنْ كَانَتْ عَلٰى وَجَلٍ…..مِنَ الْمَنِيَّةِ اٰمَـالٌ تُقَـوِّيـهَـا
…..فَالْمَرْءُ يَبْسُطُهَا وَالدَّهْـرُ يَقْبِضُهَا…..وَالنَّفْسُ تَنْشُرُهَا وَالْمَوْتُ يَطْوِيهَا

“Nefis dünyaya karşı âh ü efgân içinde.. hem de kurtuluşun, dünya ve içindekilerini terk etmeye bağlı olduğunu bildiği hâlde. İnsanoğluna öbür âlemde, buradan göçmeden bina ettiği evlerin dışında, içinde oturacağı bir yuva yoktur.

………………………………………………

67