“Dünya nedir? O, Hudâ’dan gafil olmaktır; kumaş, gümüş, evlâd ve kadın değildir. Eğer dünya malını Hak rızası için omuzlarsan, ona Hz. Resûl: ‘İyi insan için iyi mal ne güzeldir!’5 buyurmuştur. Geminin içindeki su geminin helâkine sebep, geminin altındaki su da onun hareketine vesiledir.”
Evet, ne dünyevî imkânlar ne de zenginlik zühde mâni değildir. Elverir ki insan onlara karşı hâkimiyetini korusun ve onların mahkûmu olmasın. Vâkıa İnsanlığın İftihar Tablosu, kalbi zühde göre programlandığı ve gözlerinin içine başka hayal girmediği hâlde fakirlerden fakir yaşamayı tercih etmiş ve ömrünü zâhidâne geçirmişti.6 Zira O, ümmetine ve hususiyle de neşr-i hak vazifesinde bulunanlara misal olma mevkiinde idi. O, böyle davranmakla evvelâ, peygamberlik vazife-i kudsiyesi dünyaya alet ediliyor töhmetine meydan vermeyecekti. Sâniyen O, bu yüce vazifede: إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى اللّٰهِ“Benim mükâfatım ancak Allah nezdindedir.”7 diyen seleflerine iktida etme ululuğunu gösterecekti. Sâlisen O, neşr-i hakkı kendilerine vazife edinmiş ümmetinin âlimlerine hem bir nümune hem de rehber olma sorumluluğunu taşıyordu. Bu itibarla da, hayatını en fakirâne bir çizgide sürdürecekti.. ve sürdürdü de.
Dipnotlar
- 5 Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 4/197; el-Buhârî, el-Edebü’l-müfred s.112.
- 6 Bkz.: Buhârî, rikak 17; Müslim, zühd 18.
- 7 Yûnus sûresi, 10/72; Hûd sûresi, 11/29.