1. Nazarî ve amelî yollarla hakikî tevhide ulaşmak..
2. Hz. Kelâm’ı dinleyip anlamanın yanında Hz. Kudret ve İrade’nin emirlerini de okuyup temâşâ etmek..
3. Hak sevgisiyle dolup-taşmak ve O’ndan ötürü de, bütün kâinata “mehd-i uhuvvet” nazarıyla bakarak herkesle ve her şeyle hüsn-ü muaşerette bulunmak..
4. Her zaman îsâr ruhuyla hareket ederek, elden geldiğince başkalarını nefsine tercih etmek..
5. Murad-ı ilâhîyi kendi muradâtının önünde tutarak, ömrünü “fenâ fillâh”, “bekâ billâh” zirvelerinde sürdürmeye çalışmak..
6. Aşk u vecd ve cezb ü incizaba açık bulunmak..
7. Simalarda sineleri duyup anlamak ve hâdiselerin çehresinde ilâhî esrarı okumak..
8. Mânevî sefer niyetli ve hicret mülâhazalı uhrevîlikleri çağrıştıracak yerlere seferler tertip etmek..
9. Meşru dairede zevk ve lezzetlerle iktifa edip, gayr-i meşru daireye adım atmama mevzuunda kararlı olmak..
10. Tûl-i emel ve onun menşei olan tevehhüm-ü ebediyete karşı sürekli mücadele ve mücahede içinde bulunmak..
11. Dine hizmet ve bütün insanlığı Hakk’a ulaştırma yolunda bile olsa, kurtuluşun, yakîn, ihlâs ve rıza yolundan geçtiğini bir an dahi hatırdan çıkarmamaktır.
Ayrıca bu hususlara şunları da ilave edebiliriz: Zâhir ve bâtın ilimlerle mücehhez olma ve bir kâmil insanın rehberliğine sığınma.. bu son iki husus Nakşîler arasında ayrı bir önem arz eder.
Burada “tasavvuf” deyip, tasavvuf düşünüp, tasavvufu yazarken, dervişlik ruhunun icmalî mânâsını ihtiva eden; ve ahlâk, edep, zühd kitaplarının da esası sayılan, hatta bir mânâda kalblerin Hakikat-i Ahmediye ile iltika noktası kabul edilen, seyr u sülûk-i ruhanînin işaret kristalleri de diyebileceğimiz aşağıdaki hususlara temas etmeden geçemeyeceğiz: