İçeriğe geç

Bir defasında Hanzala, Hz. Ebû Bekir ile Efendimiz’e gelir ve “Hanzala münafık oldu yâ Resûlallah!” der ve “Senin yanında hissettiklerimi dışarıda hissedemiyor ve her an yanındaki gibi gerilim içinde kalamıyorum.” şeklinde açıklamada bulunur. “Bir öyle, bir böyle…” der Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) ve ilâve eder: “Eğer zamanın her parçasında benim yanımda olduğunuz gibi olsaydınız, melekler sizinle musafaha ederlerdi.”1 Her kemalin bir zevali vardır ve kâinatta hiçbir şey kararında değildir.

Dinî hizmetler, ülfete karşı önemli bir sütredir. İnsan hizmetle, sürekli meşguliyetin yanı sıra beklenmedik ilâhî teyidata da mazhar olur ve hep canlı kalır. Böylece, aslında devamı olmayan gelip geçici sarsıntıyı ve ölmüşlüğü aşarak, yeni bir dirilişe muvaffak olabilir. Yoksa bu mânâda bir gayreti olmayan kim olursa olsun, kalbinin katılaşması, gözlerinin kuruması ve ülfet ve ünsiyetle iç geriliminin ve canlılığının kaybolması, dolayısıyla da şeytanın vesvese ve hilelerine kapılıp, günahlarla sol taraftan vurulması her an muhtemel ve mukadderdir. Başvurulması gereken çarelerden bazıları ise şunlardır:

B. LEDÜNNÎ (İÇ ÂLEME AİT) MESELELER

1. Benlikten vazgeçilmelidir

Her şeyden önce, insanın bir tahliye (fena şeylerden arınma) yapması gereklidir. Meyve veya güller için hazırlanan bir tarlanın, önce taş ve çakıldan, diken ve yabanî otlardan temizlenmesi gerekir ki, işleyip sürmeye, ekip biçmeye müsait hâle gelsin. Kalbte yaralar, kafada şüphe ve tereddütler, elde, dilde, gözde ve hayalde günahlar varken ibadetlerle kanatlanmak, zikir ve fikir ile süslenmek çok zordur.

144