24. Hangi insan, hangi yazar, kendine olan güven ve itimadı sarsacak şekilde, bir zaman ‘doğru’ dediğine sonra ‘yanlış’ diyebilir ve zaman zaman görüş değiştirip, davranışlarında yeni ayarlamalara gidebilir; hele bu yazar, bütün dünyaya bir mesaj takdim etme iddiasındaysa? Hâlbuki Kur’ân’da yalnız Mekke ve Medine’liler veya Arap Yarımadası insanları için değil, hatta yalnız dünya insanlığı için de değil, bütün âlemler için ‘rahmet’ olarak gönderildiği ifade olunan28 Hz. Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem), zaman zaman Kur’ân’ın tatlı ikazıyla yapmakta olduğu veya yapmaya niyet ettiği hareketini değiştirir ve davranışını Kur’ân’a göre yönlendirirdi.
Kendisi insanların hidayeti için gönderilmişti. Amcası Ebû Talib’in hidayetini arzu etmesi de gayet normaldi. Çünkü O, hem amcası hem de 40 yıla yakın kendisini himaye eden bir şahıstı. Ancak esas olan Allah’ın dilemesidir. İşte Allah Resûlü ısrarla amcasına, ölümün çok yakın olduğu bir anda “Lâ ilâhe illallâh de, ahirette sana şefaat edeyim.” diyor fakat Ebû Talib bunu söylemiyordu.29 İşte bu meselenin tahlilini yapan âyet mealen O’na şöyle diyordu: “Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin; ancak, Allah dilediğini hidayete erdirir.”30
Bakın başka misaller: Müslüman tanındığı için münafıkların başı olan İbn Selûl’ün cenaze namazına duracaktı, fakat Allah’ın ikazıyla bıraktı.31 Azadlı kölesi Zeyd’e “evlâdım” derdi; Allah, âyetle evlâtlık edinmeyi kaldırdı.32 Hiç aklından geçmediği hâlde, azadlı kölesi Zeyd’den ayrılan Hz. Zeynep’le ilâhî emir neticesi izdivaçta bulundu.33 Bedir esirlerinin affedilip salıverilmesi düşünülüyordu; Allah’ın ikazıyla fidye karşılığı salıverildi…34
Dipnotlar
- 28 Enbiyâ sûresi, 21/107.
- 29 İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-nihâye 3/122.
- 30 Kasas sûresi, 28/56.
- 31 Bkz.: Tevbe sûresi, 9/84.
- 32 Bkz.: Ahzâb sûresi, 33/4.
- 33 Bkz.: Ahzâb sûresi, 33/37.
- 34 Enfâl sûresi, 8/67.