İçeriğe geç

Sonra, şöhret peşinde koşan bir insan, eserinde hiç kendisinden bahsetmez mi? Hâlbuki Kur’ân’a baktığımızda, diğer peygamberlerin isimlerinin aşağı yukarı 500 defa geçtiğini, buna karşılık ‘Muhammed’ isminin ise sadece 4 defa zikredildiğini25 hayretle görür ve O Yüce Kamet (sallallâhu aleyhi ve sellem) önünde bir kez daha “Eşhedü enneke Resûlüllah” diyerek eğilmekten kendimizi alamayız.

23. Esbab-ı nüzul denilen ilim sahası, her âyetin hangi hâdise münasebetiyle indiğini ele alır. Kur’ân’da on beş kadar âyette “Yes’elûneke – Sana soruyorlar” şeklinde Peygamberimiz’e sorulan sorular bahis konusu edilmekte ve bunlara “Kul – De!” şeklinde başlayan cevaplar verilmektedir.26 Çeşitli haram ve helâller, ganimetlerin taksimi, hilâller, kıyamet, Zülkarneyn, infak şekli ve ruh gibi, her birine bir beşerin gerekli cevabı vermesinin mümkün olmadığı çok çeşitli konularda gelen bu soruları cevaplayanın Allah (celle celâluhu) olduğu gayet açıktır. Çünkü, her soruya en uygun cevabı vermek ve her hâdise münasebetiyle en müsait ve elverişli çözümü muhtevi bir âyet göndermek hiçbir zaman bir beşerin tâkati dahilinde olamaz. Kaldı ki, böylesi sorular karşısında Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir miktar sükut buyurduğu oluyordu; yani cevap olarak inecek âyeti bekliyordu. Nitekim kendisine ‘ruh’tan sorulduğunda böyle olmuştu.27

111