İçeriğe geç

20. Her zaman ve her mekânı içine alacak, her ferdin her meselesini halledecek, çeşitli kesimlerin her türlü problemini çözecek ve bütün hayatı bütün yönleriyle kucaklayabilecek solma, sönme, pörsüme, zaman aşımına uğrama, yetersiz kalma ve yeniden düzenlenme gibi noksanlıklardan uzak, âlemşümul bir nizamı; bir adam, bir çocuk, bir köle ve bir kadınla başlatıp 23 yıl gibi çok kısa bir zamanda yerleştiren bir Zât’ın (sallallâhu aleyhi ve sellem) nebi olması niye yadırganır ki!

21. Kur’ân-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyyesiyle milyonlarcanın hayatına modellik yapan; binlerce kitapla anlatılıp, hafızalarda, gönüllerde silinmemecesine yer eden; zâtında, inkılâplarında ve getirdiği prensiplerin hiçbirinde, en ufak bir eksiklik, yanlışlık ve isabetsizlik gösterilemeyen, günde beş defa yeryüzünün dört bir yanında ismi bütün cihanlara ilan edilen ikinci bir insan göstermek mümkün değilse -ki değildir- o zaman kalkıp, elpençe divan durup bir kere daha “Ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Resûlühû” dememiz gerekmez mi?

22. İleride temas edileceği üzere, O’nun nübüvvetine ve doğruluğuna en büyük şahitlerden biri de zamandır. Geçmiş, bu şehadeti güneş parlaklığında ifa ettiği gibi, gelecek de güneşler parlaklığında gösterecek ve ilan edecektir. Bu gelecek baharın şafakları sökmeye yüz tuttu bile.

Evet 21. asra doğru giderken Avrupa’da ve dünyanın daha başka bölgelerinde her gün çığ gibi artan ihtidalar, yeni tekevvünler ve maddeciliğe dayalı her türlü “izm”lerin birer birer yıkılışı bu yeni baharın yeni yeni müjdecileri değil midir?

34