İçeriğe geç

e. Ancak, mecnun veya deli dediğimiz insanlar mükellef değildirler, çünkü onların iradeleri, bizim anladığımız mânâda fonksiyon îfa etmez. Bu sebeple, onların söz ve davranışlarını normal karşılamaz, “Bunlar, akıllı işi değil” deriz. Nedir öyleyse bizi onlardan ayıran şey? Nedir akıllılığın hakkı? Akıl ve kalbin, düşünce ve iradenin hakkını vermemek, ayrı buudda bir deliliğin ifadesi olmaz mı? Malın, paranın, dünyanın ve makamın delisi olmak, çok buudlu bir cinnet ifadesi değil midir? Mefhum kargaşası içinde, akıllılık da delilik de anlaşılmaz oldu… Burada, Hasan Basri Hazretlerine atfedilen şu sözün mânâsını bir daha düşünmek yerinde olur:

“Eğer siz sahabeyi görseydiniz, onlara “deli” derdiniz; onlar sizi görselerdi, “Bunlar mü’min değil!” derlerdi.”1

f. Hayvanlarda şuur, idrak ve irade yoktur. Onlar ‘sevk-i ilâhî’ ile hareket ederler. Meselâ arı, Allah’tan (celle celâluhu) aldığı sevk ve ilham, yani sevk-i ilâhî ile (sevk-i tabiî veya içgüdü değil) peteklerini devamlı altıgen şeklinde yapar; çünkü, ne irade sahibidir ne de kendine değişik bir model meydana getirme kabiliyeti verilmiştir.

234