İçeriğe geç

Kâinat nasıl meydana geldi? sorusunu sorduğumuzda bazıları hiç düşünmeden: Tabiat yarattı derler. Biz sorulara devam edip Tabiat nedir? Şu ağaçlar, kuşlar, sularda oynaşan balıklar, kulaklarımızda yankılanan cıvıltılar nedir? dediğimizde de: Bunların hepsi tabiattır. Tabiat kanunlarıdır diyeceklerdir. Pekala insanlar, hayvanlar ve diğer varlıklar nasıl meydana geldi? sorumuza da Tabiat yarattı şeklinde cevap vereceklerdir. Nedir bu muamma? Nedir bu heyula? Nedir bu tabiat?

Ledünniyata karşı olup, hikmetlere göz kapayan ilim bilmezler Kant’a kızarlar, Kant eşyayı nomen-fenomen şeklinde ikiye ayırmıştır. -Kant’ın düşüncesinin isabetliliği veya isabetsizliğini burada tartışmıyacağız- Buna bizim dilimizde Şehadet âlemi- Gâyb âlemi veya mülk-melekut denilmektedir. Eşyanın mülk tarafı yani Şehadet âlemi, gözle görülen varlık alemi ile onların tâbi olduğu ahval ve asardır. Melekut, yani gayb âlemi, hayat mekanizmasını harekete geçiren illetler, hikmetler âlemidir. Maddecilerin Kant’a kızmalarının sebebi ise inkar ettikleri madde dışı âlemi kabul etmesidir.

Tabiat, lugat ma’nâsıyla seciye, ahlak demektir. Maddecilerin anladıkları ma’nâ ise, madenler, bitkiler, hayvanlar, insanlar, sistemler, vs. herşeydir. Onların anladıkları gibi, tabiat eşyanın kendisi ise Kâinatı kim yarattı? İnsanı kim yarattı? sorularına Tabiat yarattı cevabını vermekle, Tabiatı tabiat yarattı. Yeryüzünü yeryüzü yarattı. Taşlar, ağaçlar, kuşlar, insanlar, atomlar, galaksiler, herşey kendi kendini yarattı demiş olmaktadırlar. Bu ise garipliğin, acaibliğin ve tenakuzun tezahürü olan bir safsatadır.

40