İçeriğe geç

Ağızdan çıkan günah sözü üzerine bir inilti var mı, kendinden haberdarsın demektir ve Hakk yolunda sürçmek demek olan günahtan bîzar bulunuşuna, aka, karaya âşina oluşuna delildir.

Nicelerin ağzından günde yüz defa İnşaallah, Maşaallah dökülür. Allah meşietine işlerini havale ile bir alâkası var mıdır çoğunun? Hâlbuki o şahısda ve o anda ma’nâsından koparılmış lâfızlar olarak bu ifadeler lâfız ve ma’nâ bütünlüğüne sahip söylenişinden farksız gibi görünmektedir.

Niceler vardır ki, Hakk’a dönüp tevbe ettikleri halde günahlarının ağırlığını gönüllerinde hissetmezler. Rahatları kaçmaz. Uyku ve gıdalarında normal olabilirler. Kâlbe bir pas bulaşmış, bir kısım duyguları dumura uğramış, belki ölen lâtifeler olmuş. Bütün bunlara rağmen onların şevklerinde eksiklik müşahede edemezsin, en ufak umursama göremezsin. Öyle ise kâlbin en gizli esrarına vakıf olan Hakk huzurunda, gönül ifadesi olmaktan uzak Tevbe ettim sözü nasıl Hakk’a dönüş ve nasıl günahları itiraf sayılır? Bilâkis bu hem de O’na dönmüş görünerek içinde olandan başkasını ortaya dökmek suretiyle bir su-i edeptir. Tıpkı bunlar gibi günah da bilinmezlere ve anlaşılmazlara karışmış… Sanki bir heyûlâ o bugün! Bu vahim neticeye iten âmil hesapsızlık ve ölçüsüzlüktür diyebiliriz. Ruh hangi disipline tâbidir? İç âlemle dış dünya arasındaki muvazeneyi devam ettirecek ölçü nedir? Bunları düşünmemek ne büyük hüsrandır! Büyük bir günahtır, ölçüsüzlük ve disiplinsizlik.

118